muhatap

n. interlocutor, collocutor

Turkish-English dictionary. 2013.

Look at other dictionaries:

  • muhatap — is., bı, Ar. muḫāṭab Kendisine söz söylenilen kimse, kendisiyle konuşulan kimse Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller muhatap olmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • muhatap olmak — 1) kendisine söz söylenmek, hitap edilmek Konuşmalardan usanmıştım, hiçbir konuşmaya muhatap ve tanık olmayayım. H. Taner 2) karşılaşmak Onun çirkin davranışlarına ben muhatap oldum …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • Abdullah Öcalan — (Apo, Abkürzung für Abdullah aber auch mit der Bedeutung Onkel; * 4. April 1949 in Ömerli/Provinz Şanlıurfa, Türkei) ist ein Führer und ehemaliger Vorsitzender der als Terrororganisation eingestuften PKK von deren Gründung 1978 bis zu ihrer… …   Deutsch Wikipedia

  • Mirzabeyoglu — Salih İzzet Erdiş alias Salih Mirzabeyoğlu (* 10. Mai 1950) ist der inhaftierte Führer der militant islamistischen Organisation İBDA C (türk.: İslamî Büyük Doğu Akıncıları Cephesi) Inhaltsverzeichnis 1 Lebenslauf 2 Verhaftung und Verurteilung 3… …   Deutsch Wikipedia

  • Salih Izzet Erdis — Salih İzzet Erdiş alias Salih Mirzabeyoğlu (* 10. Mai 1950) ist der inhaftierte Führer der militant islamistischen Organisation İBDA C (türk.: İslamî Büyük Doğu Akıncıları Cephesi) Inhaltsverzeichnis 1 Lebenslauf 2 Verhaftung und Verurteilung 3… …   Deutsch Wikipedia

  • Salih Mirzabeyoglu — Salih İzzet Erdiş alias Salih Mirzabeyoğlu (* 10. Mai 1950) ist der inhaftierte Führer der militant islamistischen Organisation İBDA C (türk.: İslamî Büyük Doğu Akıncıları Cephesi) Inhaltsverzeichnis 1 Lebenslauf 2 Verhaftung und Verurteilung 3… …   Deutsch Wikipedia

  • Salih Mirzabeyoğlu — Salih İzzet Erdiş alias Salih Mirzabeyoğlu (* 10. Mai 1950) ist der inhaftierte Führer der militant islamistischen Organisation İBDA C (türk.: İslamî Büyük Doğu Akıncıları Cephesi) Inhaltsverzeichnis 1 Lebenslauf 2 Verhaftung und Verurteilung 3… …   Deutsch Wikipedia

  • ferahlatıcı — sf. Ferahlık veren, ferahlık sağlayan Bir muhatap bulup içini dökmenin de ayrı bir tesellisi, ferahlatıcı bir tarafı vardı. S. Ayverdi …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • hışımlı — sf. Öfkeli, kızgın, sinirli Kadınsa bulaşıkları kurulamaya çalışır. Bir tabak düşürünce de hışımlı bakışlara muhatap olur. H. Taner …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • üstüne çekmek — üzerine almak, muhatap olmak Hâlâ eski zenginliğinin hasedini üstüne çeker ve eski terekelerinin veraset vergilerini öder. B. Felek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • hitâb — (A.) [ بﺎﻄﺧ ] konuşma, hitap etme. ♦ hitâb etmek muhatap alıp konuşmak …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.